Bugün Tarlabaşı’nda yangın çıktı. Neden ve nasıl olduğunu bilmiyorum, ancak tarihi alanlarda çıkan yangınların rantla ilişkisinin Haydarpaşa’daki yangın nedeniyle göz önünde olduğu bir dönemdeyiz. Zeyrek, Süleymaniye yıllardır geceleri yanıveriyordu zaten. Tarlabaşı da birkaç ay önce yıkımların başlamasıyla gündeme gelip sonra … devamı..
Tebriz'de couchsurfing'den bir yerde kalırken kiracısının yaptıklarından habersiz ev sahibine yakalandık
Hama’ya gidişimiz elin manyağıyla oldu. Palmyra’dan Homs (Humus) minibüsüne binmiştik, 4 saat yolun ardından Homs’a geldiğimizde otogar şehir merkezine uzak diye “Şehre inip koca Homs’ta otel arayacağımıza Hama’ya gidelim, orası daha küçük yer hem” gibi bir akıl yürüttük. Vefakat Hama … devamı..
Interlaken'den Milano'ya otostop çekmece, Spiez ve Fruitigen'de durup Kandersteg ve Lötschberg Tüneli üzerinden Brig'e gidiş, oradan Simplonpass üzerinden Milano. İsviçre gezisinin sonu.
Kendimi Heidi ilan etmem dağlara gitmeden de önceydi sanki. Şimdi daha iyi oldu ama, dağlarda dolaşan tombul yanaklı kız hesaabı.
Dağlarda dolaşmak derken gerçekten amaçsızca etraflarında dolaşmanın güzelliğinden bahsedebilirim. Tepelerine çıkmadan, karda derecelendirilmiş pistlerden inmeden, kaplıcadan restorana koşmadan, incelenecek çiçeklerden … devamı..
2008 Aralik Balkan gezime baslayisimin hikayesi, önceden Türkçe karaktersiz yazmıştım, olduğu gibi koyayım dedim. Dogusuna gecildigi andan itibaren her kosede bir borekcinin gorunmeye basladigi, Balkanlara geldiginizi biraz da buradan anladiginiz Italya Slovenya sinirini yaya gecmek istedim Vefakat sinir yaya yolu degilmis pek, buyrun burdan yakin..
Adam “yurt” denen Moğol göçmen -çadırdan hallice-sinde yaşıyor! Hem de gitmiş bunu Budapeşte’nin bir banliyösünde bahçeli müstakil evlerin arasına kurmuş. Fazla uğradığı yok gerçi, 3. oksijensiz Everest denemesine hazırlanan bir dağ heveslisi kendisi. O İskoçya’dayken gittim evinde kaldım, malzeme odasını karıştırıp kitaplarını okudum, buyurunuz “2 oda 1 salonda yaşamak şart değil, kurgu no:2”
Her şeye nar katan kadın Babakale’de bahçesinde nar ağaçları olan bir çay bahçesi işletiyor. Canı isterse ve balığı siz götürürseniz narlı balık, narlı salata yapıyor. Tam zamanlı beyaz yakalı yarı zamanlı ‘salaş mekan buldum süper trendyim’ denyosuna prim vermiyor. Kedilerin gönüllerini hoş tutuyor.
Kaptanımız eski Balkan Boks Şampiyonu Cemalettin Ertok tipik bir ‘küçük kasaba renkli siması’. Hani şöyle güleryüzlü, canayakın, sıcak insanlardan. Tüm Armutlu tanır, kime sorsan gösterir. Her cümlenin sonunda gülüp ‘Tak!’ demesi tam bir renkli sima tavrı mesela. Eski Balkan Boks … devamı..